Genç Haber Merkezi
GENÇ Dergi Ocak 2025 Sayısı Çıktı!
GENÇ Dergi`nin Ocak sayısı dopdolu içeriğiyle çıktı! Her ay dosyamızda gönül gündemimizi, gönül coğrafyamızın...
Yine de üz-mek deyince aklımıza hep bugünkü anlamı ile kırmak, incitmek gelecek. Fakat sevdiğimizi aslında kestiğimizi, karşımızdakinin içinden bir şeyler kopardığımızı da unutmayalım derim. Bizdekini tefekkür nimeti bilelim ama kimsenin üzüntüsüne gamına sebep de olmayalım.
Rabia Karzan
Bizim oralarda elbisenin yıpranmasına, bir şeyin aşınmasına “üzmek” derler. Aslı da öyle imiş zaten. Yani sözlüklerde de böyle geçiyor. Ben de bizim Anadolu insanının nahifliği diye anıyordum aklıma geldikçe. Küçükken ise hiç sorgulamadım. Örgü ördüğüm ipi, işlediğim kumaşı, yeni alınmış kıyafeti üzmemeye çalıştım. Böyle deyince insanın eşyaya olan hürmeti ortaya çıkıyor sanki. Çünkü üzmek aslında kesmek, kırmak, koparmak anlamlarına geliyor. Eski Türkçede üz ifadesinden hareket ile. Birini incitmek gibi bir manaya ise 18-19. yüzyıllarda anlam sıkışması yaşayarak indirgeniyor. Fakat mecazi anlam ya da halk ağzında aşındırmak ifadesini karşılaması çok manidar. Demek eski insanlar insanı incitmeyi eşyayı artık onarılamaz hale getirmek gibi görmüşler. Evet o eşya hâlâ kullanılabilir ve bir şey elde edilir belki ama ilk zamanki gibi olmaz. İşte üzdüğün kırdığın insan da düzelir belki ama eskisi gibi olmaz. İnsan unutur zanneder ama kalpler yaşadıkları acıları unutmaz. İzi kalır, ismi silinir acısı kalır. Canın yanar belki anlamazsın neden. Beyin bile unutur ama yürek sızlar. Ancak güçlü bir inanç bu yükü temizler; affetmek.