Neler Oluyor Hayatta
Haberiniz Oldu mu? - Eylül 2019
19-28 Ağustos tarihlerinde 40 Genç Gönüllü Üsküdar`dan yola çıkarak, UNESCO Dünya Miras Listesi`nde bulunan ye...
"Kitap okumak bir alışkanlıktır, boş zamanlarımda kitap okurum, kitaplar en iyisi dostumdur." vs. sözleri bizim gibi sizler de çevrenizden sıklıkla duymuşsunuzdur.
“Kitap okumak bir alışkanlıktır, boş zamanlarımda kitap okurum, kitaplar en iyisi dostumdur.” vs. sözleri bizim gibi sizler de çevrenizden sıklıkla duymuşsunuzdur. O zaman hem bazı istatistikler vererek verilerle konuşalım hem de bazı ciddi yorumlar getirelim. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin açıkladığı istatistiklerin yer aldığı Türkiye Kitap Pazarı Raporu’nda yer alan verilere göre, ülkemizde 6 binin üzerinde kitabevi bulunuyor. ISBN yani Uluslararası Standart Kitap Numarası alımında ise artış var: 2016 yılında 54,446 olan rakam, 2017 yılında 60,335’e çıkmış. Gelelim kişi başına düşün kitap sayısına: Ülkemizde kişi başına düşen kitap sayısı yükselişte, 10 yıl önce 4 olan kitap sayısı şu yıllarda 8’in üzerinde. Son olarak TÜİK verilerinden söz edelim. TÜİK’in verileri kitap okumanın Türk insanının ihtiyaç listesinde 235. sırada yer aldığını gösteriyor. Bu verilerden yola çıkarak; kitap okumanın bir gereksinim, bir ihtiyaç ve alışkanlık bağlamından değerlendirilmesi mümkün. Ancak mesele şu ki, kitap okumanın insanın kendini arayışındaki maksada, murada bir cevap olduğunu; bunun da kitap okumaya bir alışkanlık veya boş zamanı uğraşı değil; hatta otobüs-metro meşgalesi hiç değil, ancak ve ancak problem nazarından değerlendirilerek anlaşılacağını fark etmek gerekiyor. Yani dememiz o ki, merak edeceğiz, öğrenmek isteyeceğiz, arayacağız ve okuyacağız. Kitap bir istasyon olacak. Tüm bu araştırmalar bir de bu nazardan olsun...