Röportaj
Çocuklarla ve Gençlerle İlişki Kurabilmenin İlk Kuralı Günceli Yakalayabilmektir
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Sosyal Hizmet Bölümünde görev yapan Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman, Araştırma Göre...
Kudüs`ten bir misafirimiz var. Türkiye`den Kudüs`e yolunuz düşmüşse Aksa`da Kudüs hakkında bir şeyler anlatırken göreceğiniz, Kudüs deyince akla gelen belki de ilk insanlardan biri Musa Hijazi ile Kudüs hakkında konuştuk.
1961 Kudüs doğumluyum. İTÜ’de Çevre Mühendisliği bölümü okudum. Şimdi Kudüs’te Mescid-i Aksa’yı çeviren Filistinlilerin evlerinin restorasyonu üzerine çalışıyorum.
İlk olarak burası Müslümanların ilk kıblesidir. Müslümanların üçüncü kutsal mescidinin bulunduğu şehirdir Kudüs. Hz. Peygamber’in İsra ve Miraç’a çıktığı şehirdir. Müslümanlara namaz emri burada verilmiştir. Tarih boyunca kim Kudüs’ü yönettiyse dünyayı yönetmiştir. İsra Sûresi’nde Kudüs’ün bereketli topraklar olduğu yazmaktadır. Kısacası Kudüs Hz. Peygamber’in vasiyeti, Hz. Ömer’in fethettiği, Selahaddin Eyyubi’nin haçlılardan kurtardığı, Sultan Abdulhamid’in canını verdiği şehirdir. İşte bütün bunlardan ötürü biz Müslümanlar için çok önemlidir.
Öncelikle kendi elimizle yapacağımız bütün çalışmalar, siyasi, askeri, maddi, iktisadi eylemler Kudüs’ün muhafazası için çok önemlidir. Hatta dünya çapında düzenlenen eylemler, yürüyüşler, mitingler bile dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi açısından çok önemlidir.
Kudüs için yapılacak en güzel işlerden birisi, belki de en önemlisi Müslümanların Kudüs’ü ziyarete gelmesi… Fakat geldikten sonra ödevimi yaptım denmemeli hiçbir zaman. Ziyaretin hedefi turistik bir gezi olmamalı. Buraya Filistin’deki zulmü görmek ve bu zulmü kaldırmak için, bu yolda çalışmak için gelmek gerekir. Bu ziyaretler vesilesiyle İsrail işgalcilerine “Biz Aksa’nın sahibiyiz” mesajını vermek lazım.
Biz Kudüslüler Türkiye’yi Müslümanların son kalesi, son sancağı olarak görüyoruz. Türkiye’ye büyük ağabey gözüyle bakıyoruz. Mescid-i Aksa’da, Kudüs’teki diğer mescidlerde, okullarda, evlerde, tekkelerde kısacası her yerde Osmanlı’nın kokusu var hâlâ, dedelerinizin izleri var. Kudüs sancağı sizin elinizdeydi ve sizin elinizle Kudüs’e geri dönecektir bundan şüphe duymuyoruz. Biz Türkiye’nin bu ümmete hayır ellerini uzattığını görüyoruz hep. Suriye’de, Irak’ta, Somali’de, Bosna’da ve bütün İslâm aleminde samimiyetle çalışıyorsunuz. Osmanlı gazilerinin torunları gibi çalışıyorsunuz. İslâm dünyasında mazlumları en çok destekleyen sizsiniz. Kudüs’te okullar kuran, hastaneler yaptıran, tüccarlara yardım eden yine sizsiniz.
Müminlerin annelerinden Hz. Meymune Peygamberimiz’e “Ya Rasûlallah bize Beyt’ül Makdis hakkında bilgi ver” der. Hz. Peygamber buyurur ki “Mescid-i Aksa’ya gidin, namaz kılın. Çünkü orada bir rekat, beş yüz rekata eşittir.” “Eğer gidemezsek ne yapalım?” diye soranlara cevap olarak “Eğer gidemezseniz kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı gönderin” buyurdu. Hz. Peygamber’in bu hitabı Aksa’nın aydınlatılmasını sağlamak için buyrulmuş. Aydınlığın olduğu yerde insan vardır. İnsanın olduğu yerde bereket vardır, hareket vardır, koruma vardır. Bizim yaşadığımız bu asırda zeytinyağı demek, Mescid-i Aksa’yı korumak için elimizden geldiğince yardımda bulunmak demektir.
Amin, Allah sizden de razı olsun.