Genç Bilim
2. Geleneksel Kahraman Göktaşı Yağmuru Gözlemi
Yılın en yoğun ikinci göktaşı yağmuru olan Kahraman Göktaşı Yağmuru yine geldi çattı. Biz de Takiyüddin Astron...
Kafamızda bir evrim algısı var. Bunun delilleri aranıyor. Paleontoloji dürüst olmalı. Maymun insana yakın bir tür. Düşünebilir insan, `Acaba aynı türden geliyor muyuz`` diye.
Beyza Karaöz
Yrd. Doç.Dr. Ömer Faruk Noyan:
Kafamızda bir evrim algısı var. Bunun delilleri aranıyor. Paleontoloji dürüst olmalı. Maymun insana yakın bir tür. Düşünebilir insan, `Acaba aynı türden geliyor muyuz`` diye. Peki aralarda hiç mi değişiklik olmamış` Bu noktada dürüst olunmalı. Bilimsel olarak `evrimleşti` diyemezsin. Bir şeyin bilimsel olabilmesi için tüm yanlarıyla kanıtlanması gerekir ki bu durum `evrimleşti` ifadesi için de geçerlidir. Biz neden suyun hidrojen ve oksijenden meydana geldiğini tartışmıyoruz`
Bilgisayarı düşünün. İlk gelişiminden günümüze kadar geçirdiği değişiklikleri göz önüne serebiliyoruz.
İnsan görmediğine inanır. Gördüğüne inanmaz, şahit olmuş olur. Biz neden `inanmak` kelimesini kullanıyoruz`
Uçak yapılıyor ve uçuyor. Belli bir yerde yapılıyor. `Gel bakalım. Hadi bak uçak yapılacak` deyip fabrikasız olmasını düşünemiyorsak evrim için de aynı durum söz konusu.
Evrimi, bu kelimeyi, her şeye kullanmak sakıncalı...
Yaratıcı gücünü gösteriyor, ilminin kudretinin sonsuzluğunu... Diyor ki `Ben bir memeliye istediğimi yaptırırım. İster suda yüzdürürüm; istersem uçururum; istersem at yaparım.` Tabiattaki taksonominin de gözden geçirilmesi gerekir. Bu kadar çok çeşit yaratmış olması kudretinin göstergesi... `Ben kendi koyduğum kanunun mahkumu değilim` diyor yaratıcı.
Ozon tabakası yokken karada canlı yoktu, denizlerde idi canlılar. Aradaki geçiş formları nerede` `Kesinlikle sudan karaya geçiş vardır` kelimeleriyle oluşan cümle bilimsel değildir. Tahmin edilebilir elbet; ama `olmuş` gibi göstermek yanlış...
Birileri `Suda bir memeli YARATILDI` dememek için karadaki memeliyi suya, sudakini de karaya çıkarıyor...
Sorular kısmına geçtiğimizde Sinan Canan mikrofon istemişti.
Şöyle dedi: `Evrimci ve yaratılışçı diye 2 ayrı grup var. Yaratılışçılığı savunan biri olarak diğerlerine saygı duymalısınız. `O insanın psikolojisi nasıldır`` diye düşünmeli ve kendinizi onun yerine koymalısınız...`
Ömer Faruk Noyan: `Teoriler kesin değildir. Bu konuda ne olursa olsun kesinmiş gibi konuşulmaması gerekir. Bu durum bilimsel olmuyor..`
Kim yaratıcıya dayatıyor ki kuşların dişi olmasın, kemiğinin içi boş olsun diye. Yaratıcı kendi koyduğu kanunları gene kendi koyar...