Yine bir gün Mescid-i Nebevi`ye yakın bir bahçesinde, namaz kılarken bahçeye giren kuşun güzelliği ile dikkati dağılıyor ve kaç rekat namaz kıldığını unutuyor. Namazını kaza ettikten sonra Efendimiz`in (sav) karşısına çıkıyor ve şöyle diyordu; "Ya Resulallah! Bana namazımın rekatlarını unutturan ve huşumu bozduran bu bahçemi Allah yolunda infak ediyorum. Sen nasıl istersen öyle kullanabilirsin."
Hz. Ebu Talha (ra) iman ettiği günden itibaren başkalarını da imana taşımak için adeta gecesini gündüzüne katmış, tebliği hayatının merkezine koymuştur. Son Akabe biatında ise 73 erkek, 2 kadından oluşan ve Mekke`ye doğru ilerleyen o toplulukta bulunmuş, Efendimiz`e (sav) biat etmiştir. Hicret gerçekleşip, Mescid-i Nebevi inşa edildikten sonra Efendimiz (sav) onu ensar-muhacir kardeşliğinde Hz. Erkam b. Ebi`l Erkam (ra) ile kardeş kılmıştır.
Aynı zaman da cihad sahasındaki cesaretiyle de Efendimiz`in (sav) övgüsüne defaatle mazhar olmuştur. Uhud savaşında gösterdiği duruşla, Resûlullah`a (sav) duyduğu sevgiyi gözler önüne sermiştir. Kendisini, Efendimiz`e (sav) siper etmiş düşmana karşı durmaksızın ok atarken, Efendimiz (sav) onun cesaretine hayran kalmış ve yanındaki sahabelere şöyle demiştir; “Ebu Talha`ya (sav) ok yetiştirin. Vallahi o korkusuzca, yiğitçe savaşıyor."
Efendimiz (sav) bir gün Mescid-i Nebevi`de şu ayeti okuyacaktı; "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça/infak etmedikçe gerçek iyiliğe yani kamil imana eremezsiniz. Her neyi infak edersiniz muhakkak Allah onu çok iyi bilir." (Ali İmran-92) Bu ayeti duyar duymaz kendini sorgulamaya başlamış, en sonunda da Medine`nin sıcaklarında gölgelendiği, suyundan içtiği, Efendimizin (sav) de zaman zaman gelip dinlendiği, şehrin en güzel bahçelerinden biri olan Bir-u Hâ kuyusunu hatırladı. Koşarak, Efendimiz`in (sav) yanına koştu ve şöyle dedi: “Ya Resulallah! Allah sevdiğiniz şeylerden infak edin ki gerçek iyiliğe eresiniz buyurdu. Benim de en çok sevdiğim şey, Medine`nin en güzel kuyularından biri olan Bir-u Hâ`dır. Sen de şahit ol ki işte bu benim infakımdır.”
Efendimiz (sav) ise şöyle cevap vermiştir: "İşte kar eden mal budur! işte kâr eden mal budur..." Öyle bir infakta bulunmuştur ki o günden bugüne ve kıyamete kadar amel defteri kapanmayacaktır... Yine bir gün Mescid-i Nebevi`ye yakın bir bahçesinde, namaz kılarken bahçeye giren kuşun güzelliği ile dikkati dağılıyor ve kaç rekat namaz kıldığını unutuyor. Namazını kaza ettikten sonra Efendimiz`in (sav) karşısına çıkıyor ve şöyle diyordu; "Ya Resulallah! Bana namazımın rekatlarını unutturan ve huşumu bozduran bu bahçemi Allah yolunda infak ediyorum. Sen nasıl istersen öyle kullanabilirsin."