Zeynep Rumeysa SERBEST Bedenine batıp duran, seni uçurum kenarlarına iten, her yanılgıda soğuk yalnızlığını yüzüne vuran; içindeki o büyük sancıyı al… Al ve denizin suratına fırlat. Bırak kendini Hakk’ın ırmağına. O’nun nefesi karışsın senin deli esen rüzgârına. Cümlelerin ben’e kapansın, O’na açılsın. Sarsın canını yakan o büyük yarayı, o derin çukuru O’nun aşkı kapatsın. İki yanından güller aksın, her yeri onun gül nefesi sarsın…
Sana azap çektiren o yalnızlığını O sona erdirir… Bırak sönen lambalarla uğraşmayı; içindeki karanlığı o en güzel mumlarla aydınlatır! Ağlayan duvarlarının gözlerini O aşkıyla kurutur. Akmaz gönlünde zehirden nehirler, Ab-ı hayat kırmızı akmaz… Unutmanın sırrını çöz, hatırında bir tek duaların kalsın! An gelir ki dünya kızının kara gözleri, inci dişleri caydırmaz seni… Bakmışsın kanatsız havalardasın tek günlük ömürle yaşayan sonra Rabbine kavuşan kelebek gibi… Artık sessizlik yakmaz canını, sen gidenlere ağlamazsın… Çünkü O kalır aynalarda seninle, baktığında hüzünlü neşesi sarar seni…”En-El Hak!”
|
Yorumlar
Yazılarınızın devamını bekliyoruz gerçekten mükemmeldi..
ALLAH razı olsun.. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.