|
|
|
|
|
|
 
 

 
 
 
 

Camide Genç Yok Ama İslamcı Genç Çok!

Bir insan, bir Müslüman, bir mütefekkir ve İslam toplumunda sosyolojinin olamayacağını iddia eden bir sosyologtur. Kelimenin tam anlamıyla gerçek bir bilgedir. Kısacası yürekten gelen hikmetli bir sestir. O, Abdurrahman Arslan Hoca’dır. Onunla gençlik ve İslamcılık üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

İlk olarak şunu sormak istiyorum: İslamcı ifadesini kullanmak zorunda mıyız?

Biliyorsunuz bu çok tartışılan bir konudur. Burada öyle bir durum var ki Müslüman deyince, insan zihninde yaptığı çağrışımda bazı şeyler eksik kalıyor. Bu Müslüman olmaktan kaynaklanan bir eksiklik değil, Müslüman zihninin dönüşmüş olmasından kaynaklanan bir eksiklik… Müslüman denildiğinde yönetim biçimiyle ilgilenen, siyasal rejimin de kendi ilkelerine göre düzenlenmesini isteyen bir insan akla gelmiyor. İdeolojilerin zihinleri kısıtlamasından kaynaklanan bir problem bu. Dolayısıyla bu İslamcılık terimi bunun akla.....

Bir yazınızda: “Camide genç yok ama İslamcı genç çok” diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

20. yy’ın başlarında kendisini inşa eden İslamcılık, kendisini o güne göre konumlandırdı. Yani kendisini, muhalif gördüğü o günün dünyasına göre inşa etti. Ve ona göre de bir mücadele yöntemi seçti. Fakat kendisine muhalif olarak gördüğü o dünya zamanla değişti. Modern dünya postmodern bir dünya oldu. Bu süreçte İslamcılık zihnen büyük bir....

İslamcılar hangi hassasiyetini yitirdiler de böyle bir sonuçla karşılaştılar?

İslamcılar başlangıçta Hz. Peygamber ve onun ümmetinin taşıdığı bir hassasiyete sahipti. Nitekim ilk dönem Müslümanlarına baktığımız vakit oradaki Hıristiyanlara, Yahudilere ve bilhassa müşriklere karşı, onlara benzememek prensibi ile hareket ediyorlardı. Bu anlayışı Hz. İsa’nın ve Hz. Musa’nın müminlerinde de görürsünüz. İslamcılık 1960’dan itibaren ciddi bir kırılma yaşadı ve  “benzememe” ilkesinin yerini “benzeme” aldı. Dolayısıyla İslamcılık 1960’lardan itibaren bir İslami ihyâ hareketi olmaktan çıktı. Şimdi İslamcılar, batılı karşı...

Peki, bu durumun başka sosyolojik nedenleri de var mıdır?

Elbette ki var, en başta aldığı eğitimin bunda çok önemli bir katkısı var. Bu eğitimle ilgili olarak Müslüman zihnin dönüşmesi söz konusu… Müslüman zihni dünkü Müslüman zihnine göre duyarlılığını yitirdi. Duyarlılığın yerine tepkisel bir takım anlayışlar benimsendi. Oysa İslamcılığın ilk dönemdeki temsilcilerine baktığımızda....

Bugün taklide dayanan bu yanlış çizgiden nasıl kurtulabiliriz?

İdeal gençlik sizce nasıl bir gençliktir?

Hikmet deyince aklımıza “İlmin kapısı Ali’dir” hadis-i şerifi aklımıza geliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

2909 Okunma

 
  Aydın Başar
 
Camide Genç Yok Ama İslamcı Genç Çok!
 
 
 
  Gönüllülüğün Askeri Sivili Olmuyor!  
 
Genç Dergi İçin Ne Dediler?